Nedir Bu Torba Yasa? / Fikret Oğuz

Son günlerde basına da yansıyan adı "Yapı Denetimi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı" olan ve içinde 11 kanunda değişiklik öngören, 68 maddelik torba taslağa göre;
1. Teknik müşavirlik kuruluşları her türlü mimarlık, mühendislik, planlama, denetim, yapım, müteahhitlik... vb. gibi her türlü mimarlık, mühendislik, planlama hizmetlerini yapabilir; bu şirketler sanki ünvan sahibi mimar, mühendis gibi "müellif" olabilir(miş)!... (Bu da değil, bu da... diyenlerin gözü aydın!!! Paranız varsa mimar mühendis olmanıza gerek yok, kuruverin bir teknik müşavirlik kuruluşu olsun bitsin. Bu arada yüzbinlerce genç de üniversiteye giricem diye telef olsun!!!)
2. Bu kuruluşların onayladığı mimari ve statik proje ile (diğer elektrik, mekanik, yangın projelere gerek olmaksızın) belediyelerin en geç 5 iş gününde ruhsat vermesi zorunlu imiş!...
3. Mimarlar, mühendisler, plancılar "yetkin" görülürlerse ancak meslek icra edebilir(miş)!... (yetkinliğin kriteri ne ola ki?...)
4. Mimar, mühendisin olmadığı yerlerde; asli görevleri mimar ve mühendislere yardımcı olması gereken teknikerler, teknik öğretmenler, teknisyenler mimarlık mühendislik hizmetleri verebilir(miş)!... (bizim diplomalar boşuna! değerli veliler boşu boşuna çocuklarınızı üniversiteye gönderip de mimarlık, mühendislik falan okutmaya kalkmayın, yazık değil mi onca emeğe masrafa)
5. Yargı kararlarına ve mevcut yapı denetim mevzuatına göre inşaat işlerinde mimar ve mühendislerin yardımcısı olarak istihdam edilen teknik elemanlar, mimarların mühendislerin görevlerini üstlenebilir, şantiye şefi olabilir(miş)!...
6. Mimari projeler ancak belediyelerde kurulacak "estetik kurul" onayı alırsa "eser" sayılabilir!(miş)... (Oysa Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve Anayasaya da uygun olarak düzenlenmiş mevcut yasaya göre her türlü tasarım, mimari proje, planlar, mühendislik ürünleri; özgün fikri bir emek ürünü olarak ortaya çıkmaları sonucu "ilim ve edebiyat eseri" sayılır. Aynı yasanın bir diğer maddesine göre de "estetik" olmaları koşuluyla mimari yapılar "güzel sanat eseri" sayılıyor zaten ama kimin umurunda)!...
7. Estetik kurulun "eser" olabilir diye icazet verdiği mimari eserlerin telif hakkı ise binanın sahibi ölünce veya bina yıkılınca son bulur(muş)!... (peki binada birden fazla malik varsa kimin ölmesi beklenecek acep)
8. Kıyılarda, 50 metre olan yaklaşma sınırı 10 metreye kadar çekilmiş, buralara da hes, mes de dahil bi sürü yapı yapılabilir(miş)!... Yapılaşmaya açılan bu kıyılarda ve sahil şeritlerinde "koruma amaçlı imar planı" hükümleri uygulanmaz(mış)!... (Kıyılar kamu malı mı? Kim demiş onu, sizi gidi bozguncu gomonistlerrr!) Ancaaak bu kıyılar bozulmasın diye ancak "estetik kurul"un onayladığı mimari projeler uygualanacak(mış)!... (ohh çok şükür, padişahım çok yaşa!)
9. Mera, yaylak, kışlak ve bilcümle tarım arazileri "kentsel dönüşüm" için rezerv alan olarak kullanılbilir(miş)!... (Ülkemizde şehirleşme oranı Avrupa'da birinci elhamdülillah! Bu millet köylü mü kardeşim, hayvancılıkla, tarımla uğraşacak; yetmezse biraz daha "angus" ithal ediveririz; zati buğdayı, mısırı, pirinci, fasulyeyi, nohutu ithal ediyoduk, geri kalanını da ithal ederiz nolcak. Kıyamayız biz bu miletin tarlada tapanda çalışarak ellerinin öyle nasır bağlamasına...)
10. Kamu arazisine imtiyaz sözleşmesiyle bina dikenlerden ve yap işlet devretçi'lerden "ruhsat harcı" vesaire alınmaz, bunlar kamu binası gibi ruhsatlandırılır(mış)!... (Vatandaştan alınan harç, vergi yeter zaten; yatırımcının önündeki engelleri kaldırmak vatandaşlık borcu, karşı çıkmak vatan hainliğidir)
11. Köylü atadan kalma (lakin tapusu verilmemiş) tarlasında, tapanında arazisinde "zilyetlik" iddia edemez(miş)!... (anlamıyosunuz, kentleştik ya, artık köy möy kalmıycak bu ülkede demedikmi)
12. Kent merkezlerinde resmi yapı ve tesisler ile otopark, cami, hal gibi hizmetlere ayrılan yerler özel mülkiyete konu olabilecek şekilde imar planı değişikliği yapılarak yapılaşmaya açılacak(mış)!.. Bu durumda kamu kullanımına yönelik eşdeğer alan ayrılmayacak(mış)!... Ammaaa... cami alanları yapılaşmaya açılabilirken bu boşluk nasıl doldurulacakmış? Tabii ki toplu yaşam mekanlarının tümüne "mescit" yapılarak(mış)!...
13. Bu tür çağdaş gelişmelere karşı çıkan TMMOB ve Meslek Odaları da il, il parçalanacak; her biri ayrı ayrı tüzel kişilik olacak(mış)!... 25 kişi bir araya gelince bir Oda kurabilecek(miş)!... Bu bozguncu odaların yetkilerine "neşter" vurulacak(mış)!.. Amma ve lakin Bakanlığın uygun gördüğü yönetmeliği çıkarıp da onunla sözleşme imzalayan Odalar; piyasa denetimi, gözetimi, proje, iş geliştirme, fizibilite vs. mimarlık, mühendislik hizmetlerinin cümlesini verebilecek(miş)!... Bunun için işletme kurup, uygun yönetmelik çıkarmak, muktedirlerin suyuna gitmek ve bakanlıktan icazet alması yeterli imiş... Ama (ne olur ne olmaz) bu odalar mesleki denetim yapamaz(mış)!... (kim dedi Oda üyesine rakip oluyo diye? Ne güzel para kazanacaklar işte; Allahın izniyle üniversiteler de böyle dönüşmüyor mu zaten...)
Velhasıl, bu işler böyle. Eğer bunlara çok güzel hareketler diyorsanız alkışlayın ve www.tmmob.org.trAdresindeki imza kampanyasına katılmayın, katılmak isteyenleri de caydırın, bu bozguncu yazıyı kimseyle paylaşmayın...

Arşiv